Her türlü besinin alerji yapma potansiyeli bulunuyor. Ama bazıları diğerlerine göre daha sık alerjiye neden oluyor. Çocuklarda bu grubu süt, yumurta, buğday, yer fıstığı, ağaç fındıkları, balık, kabuklu deniz ürünleri, susam ve kivi oluşturuyor. Sıkça çikolata ve kakao tüketimi nedeniyle alerjik burun akıntısı, migren, deride kızarma, kaşıntı ve sindirim sistemi bozuklukları görülebiliyor. Nadiren bal da alerjiye yol açıyor.

Baharla birlikte havalar ısınıyor, çiçekler açıyor, parklar, bahçeler yeşilleniyor. Ama, yılın bu güzel zamanı bazıları için ise bir kabus! Evet, alerjisi olanlardan bahsediyoruz. Bu yazıda çağın hastalığı olarak adlandırabileceğimiz alerji hakkında merak edilenlere değineceğiz.

Alerji, vücudun normalde zararsız olan bir maddeye karşı gösterdiği anormal bir tepkidir. Çocuk, alerjik olduğu maddeyle karşılaşınca aksırık, öksürük, burun akması gibi belirtiler ortaya çıkar.

En sık görülen alerji etkenleri toz özellikle ev tozu, ağaç ve çayır polenleri, küf, sigara dumanı, hayvan kıl ve salyası, temizlik malzemesi ve kozmetik gibi kimyasal maddeler, gıdalar, ilaçlar ve böcek sokmalarıdır. Bir maddeye alerjik olan bir kişi başka maddelere de alerjik olabilir.

Eğer çocuğunuz, her yıl aynı zamanlarda benzer bir tabloyla hastalanıyor, aksırık/öksürükten kurtulamıyorsa mevsimsel bir alerjisi olabilir.Aşağıda sıralayacağımız maddeler, çocuğun yakınmalarının allerjik olabileceğini düşündürür.

EĞER

  • Anne babada alerjik ekzema, saman nezlesi, astım gibi allerjik hastalıklar varsa
  • Çocuk sesli nefes alıp veriyorsa
  • Gece çok öksürüyor, gündüz iyi görünüyorsa
     
  • Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa
  • Günlük yaşamda arkadaşlarından çabuk yoruluyorsa
  • Bebekliğinde besin allerjisi geçirdiyse veya yanakları kuru, kaşıntılı, kızarık olduysa
  • Uzun süren geniz akıntısı oluyorsa
  • Sık sık burun akıyor, tıkanıyor veya kaşınıyorsa
  • Gözler altında koyu renk halkalar varsa
  • Gözler sulanıp kaşınıyorsa
  • Sık kulak enfeksiyonu geçiriyorsa yakınmaları alerjik olabilir. Bu belirtiler hakkında doktorunuza danışmalı, belki de allerji yönünden ayrıntılı bir incelemeden geçmesini sağlamalısınız.

Özellikle histamin salgılanması ile birlikte alerjik rinit belirtileri başlar.

Belirtiler;

  • Hapşırma nöbetleri
  • Burun tıkanıklığı
  • Burunda sürekli akıntı
  • Gözlerde kaşıntı, sulanma (konjonktivit)
  • Burunda, dudakta, damakta ve boğazda kaşıntı
  • Öksürük
  • Baş ağrısı
  • Göz altlarında morluk

 

Çocukluk döneminde ortaya çıkan besin alerjilerinde besinin diyetten çıkarılması ile besine karşı tolerans gelişimi ve besin alerjilerinin ortadan kalkmasına sıkça rastlanıyor. Bu dönemde en sık inek sütü alerjisi görülüyor. Sorun; 1 yaşında yüzde 5060, 2 yaşında yüzde 70-75, 3 yaşında ise yüzde 85 oranında kayboluyor. Yumurta alerjisi 5 yaşından sonra yüzde 55 oranında ortadan kalkıyor. Yer fıstığı, fındık ve ceviz gibi ağaç fındıkları ile balık ve kabuklu deniz ürünlerine karşı oluşan alerjilerde ise sorun giderilse bile özellikle alerjik besine karşı bakılan spesifik IgE alerji testlerinin yüksek olduğu durumlarda mevcut alerji ömür boyu devam edebiliyor.

İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslemenin, riskli bebekleri alerjik hastalıklara karşı koruduğu bilinmektedir. Bu dönemde annenin alerjiye neden olabilen besinlerden kaçınması ve bebeğini emzirmeye devam etmesi önerilir. Anne sütüyle beslemenin yeterli olmadığı durumlarda alerji riski taşıyan bebeklerin kısmi hidrolize hipoalerjenik bir formül süt ile beslenmesi koruyucu etki sağlamaktadır. Bu nedenle riskli bebeklerin kısmi hidrolize hipoalerjenik formül süt ile beslenmeleri önerilir. Bu bebeklere soya sütü ve keçi sütü gibi diğer hayvan sütleri önerilmemektedir.

Bahar alerjisi ve nezle arasındaki ayırt edici en önemli özellik, nezlede semptomlar 1 hafta, en geç 10 gün içinde kaybolurken, bahar alerjisinde 2-4 aya kadar uzuyor. Dolayısıyla yakınmalar, 2 haftadan uzun sürdüğü takdirde bunun altında alerjik bir reaksiyon olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Ayrıca yakınmaların aralıklı krizler halinde gelişmesi, özellikle de hastanın ailesinde alerji öyküsünün bulunması, bahar alerjisine işaret ediyor. Ancak kesin tanı, alerjik deri testi ve kan tetkiklerinin ardından konuyor.

Alerji tanısı çeşitli kan tetkikleri ve alerjik deri testleri ile konulur. Kliniğimizde hem deri testleri hem de kan tetkikleri yapılabilmektedir. Deri testleri kliniğimizde kolayca yapılabilen testlerdir. Her yaş grubuna yapılabilir, bir günlük bebeğe bile uygulanabilir. Halk arasında küçük çocuklara test yapılmaz gibi bir kanı vardır. Bu tamamen yanlış bir şeydir. Çocuklarda alerji testleri ile ilgili en önemli şey testin mutlaka Çocuk Alerji Uzmanı tarafından yapılması ve değerlendirilmesi gerekliliğidir. Çocuk Alerji uzmanı tarafından yapılmayan testler güvenilir değildir. Deri testleri acı vermez, cilt üstüne genelde sırt ve/veya kollara yapılır. Yaş gruplarına ve şikayetlere göre hangi deri testinin yapılacağına Çocuk Alerji Uzmanı karar verir. Test hemen yarım saat içinde sonuç verir bu da doğru tedavinin hemen başlayabilmesi için çok önemlidir.

En son yapılan araştırmalar bütün dünyada alerji sıklığının arttığını, insanların %30-40’ının yaşamlarının bir evresinde alerjiden etkilendiğini göstermektedir, ailesinde alerji olan bebeklerde alerji riski %70’e kadar çıkmaktadır. Son çalışmalar özellikle çocuklar arasında besin alerjileri sıklığında önemli bir artış olduğunu göstermiştir. Ailede alerji olması çocuklardaki riskin artmasına neden olmaktadır. Ailesinde alerji olmayanlarda risk %20-30 kadarken, anne, baba veya kardeşlerden birinde alerji olması alerji riskinin %40-50’ye çıkmasına, ikisinde alerji olması ise riskin %60-70’e yükselmesine neden olmaktadır.